1998 yazında taraftarın gönlünde apayrı bir yere sahip olan kara kıtanın yetiştirdiği en yetenekli futbolculardan birisi olan Jay-Jay Okocha'nın 16.5 milyon dolar gibi ciddi bir ücret karşılığında, şimdiki kadar şaşalı olmasa da Avrupa'nın güzide kulüplerinden biri olan Paris'e satılmasından sonra, daha sonraları Okocha'yı bile gölgede bırakacak bir performans sergileyecek olan Elvir Baliç, Bursaspor'da sergilediği başarılı üç sezonun ardından sarı lacivertli kulübe 9.5 milyon euro gibi rekor bir ücret karşılığında imzayı atar.
1974 doğumlu süper solak, sırtına geçirdiği 11 numaralı çubuklunun hakkını verebilmek için zaten hali hazırda bulunan olağanüstü yeteneklerini disiplinli bir çalışma ile harmanlayarak 1998-1999 sezonunda tozu dumana katar.Viorel Moldovan ile kendisinin yakaladığı harika uyum sayesinde iyi bir çıkış yakalamasına rağmen, ne yazık ki Fenerbahçe, ezeli rakibi Galatasaray'ın üst üste üçüncü kez şampiyon olmasına engel olamaz ve diğer rakibi Beşiktaş'ın ardından ligi üçü tamamlar. Avrupa'da, biraz tercübe biraz da şanssızlık eseri dönemim yıldızlar karması, Ancelotti'nin Parma'sına İtalya'da 3-1 sona eren mücadelenin ardından elenerek uefa kupasına veda eder. Zaten o Parma sene sonunda mutlu sona ulaşır.
Şans kapıyı çalınca... Her insanın hayatında şans en az bir kez uğrar kapısına demiş büyüklerimiz. Her ne kadar ben bu söze pek katılmasam da, 1999 yazında Dünya'nın en büyük takımı olan Real Madrid,Fenerbahçe'nin kapısını çalar.Geçirdiği muhteşem sezonun ardından Baliç'i takımda tutabilmek tabi ki de kolay olmayacaktır ama bu tarz bir talibi de beklemiyordu ne Baliç ne de Fenerbahçe yönetimi.Her ne kadar Fenerbahçe'de mutlu olduğunu belirtse de Real Madrid'in sunduğu ''reddedilemeyecek teklif'' Baliç tarafından kabul edildi ve oyuncunun takımdan ayrılmak istediği açıklandı.Bir sezon önce rekor bir ücrete Okocha'yı satmak zorunda kalan Fenerbahçe yönetimi bu sefer de Baliç'i 19.2 milyon gibi çılgın bir rakama elden çıkardı.Elvir Baliç bu transferin ardından Real Madrid'de forma giymiş olan ilk Türk pasaportlu futbolcu oldu.
Ne yazık ki Baliç'in saadeti çok kısa sürdü.Transfer olduğu günlerde basına ''Beyaz Rivaldo'' olarak tanıtılan Boşnak yıldız için kader ağlarını örmekle yetinmedi adeta bir kördüğüm halini aldı.Dizinden çok ağır bir sakatlık geçiren futbolcu için operasyon sırasında domuzdan alınan bir bağın kullanıldığı belirtilti.Daha sonra tekrardan nükseden sakatlıktan sonra bir daha hiç bir şey Baliç için aynı kalmadı ve tek gol atabildiği (Espanyol) Real Madrid macerası Fenerbahçe'ye kiralanması sonucu sona erdi.
2000-2001... Galatasaray'ın kazandığı uefa kupası, Süper kupa ve üst üste gelen dördüncü şampiyonluktan sonra bu sezon yaptığı gibi ''sil baştan'' diyen Aziz Yıldırım ve kurmayları ilk önce milli takımlar teknik direktörü Mustafa Denizli'yi takımın başına getirip , Revivo, Rapaiç,Mirkovic ve Kennet Andersson gibi yıldızları transfer etti.Ama hala aklımdadır, hiç bir transfer Baliç'in geri dönüşü kadar heyecanlandırmamıştı beni o zamanlar.Real Madrid'de yaşadığı sakatlığın ne derece ciddi olduğundan bir haber olan ben, Baliç'in döndüğü gibi kaldığı yerden golleri sıralayacağına adım gibi emindim.. Olmadı ne yazık ki, Baliç beni yanılttı. Zaman zaman eski günlerinden esintiler sunsa da o Baliç benim hafızamda yer etmiş Baliç değildi.Sezon boyunca doğal olarak, Mustafa Denizli'den bolca kesik yiyen Baliç, 4-3'lük efsanevi Gaziantepspor maçının devre arasında stadı terkederek takımla olan bağlarını tamamen olmasa da büyük ölçüde kopardı.Nitekim sene sonunda Madrid'e geri dönen boşnak futbolcu, vatandaşı Elvir Boliç'ten de aşina olduğumuz Rayo Vallecano'da kiralık olarak bir sezon forma giydi.
''Kefen giyerim Galatasaray forması giymem.'' Bu cümlenin, uzunca bir dönem gündemi meşgul etmesinin nedeni tabiki de Elvir Baliç'in Galatasaray'a transfer olmasıdır. Daha sonraları kendisinin defalarca yaptığı açıklamalarda '' ben kefen nedir onu bile bilmem böyle bir söz söylemedim kesinlikle'' demesine rağmen halk medyanın da etkisiyle bu iddali cümleye inandı ve Fenerbahçe taraftarının büyük bir kesimi Baliç'ten nefret etti.Hatta Revivo ile birlikte hala bir takım renkdaş tarafından kendisinin nefretle anılmasının sebebi, yapmış olduğu ''sözde dönekliktir'' . Sözde diyorum çünkü ben Baliç'in ''öyle bir şey demedim'' açıklamasına sonuna kadar inanıyorum.Demedim dediyse dememiştir benim için...
Sonuç olarak Galatasaray'da da bir türlü istenileni veremeyen Baliç, daha sonraları sırasıyla Konyaspor,Ankaragücü ve İstanbulspor'da forma giymiştir.2009 yılında futbol hayatına elveda diyen Baliç, 2009-2014 yılları arasında Bosna Hersek milli takımında ''çocukluk idolüm'' olarak tanımladığı Saffet Susiç'in yardımcılığını üstlenmiştir.
Sizlere benim için gelmiş geçmiş en özel futbolcu olan Elvir Baliç'den kısaca bahsetmek istedim.Atladığım bir çok şey oldu tabiki de.Kendisinin ne kadar yakışıklı ve kadife gibi bir sese sahip olduğunu,albüm çıkardığını, vaktinde gazoz reklamlarında boy gösterdiğini eklemezsem olmazdı belki de olurdu ama neyse artık. Real Madrid'den ikinci lige uzanan futbol hikayesi burada sona erdi.
P.S I love you Baljiç.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder