Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2015 Pazartesi

TEORİDE DESEN ZEHİR GİBİ PRATİK DERSEN SALLANMAKTA.

''Sürekli olarak golü düşünen, oyunu rakip sahaya yıkan, göze hoş gelen, kazanmak için durmadan saldıran bir takım oluşturacağız.'' Vitor Pereira'nın samandıraya ayak bastığı ilk günden beri söylemekten vazgeçmediği bu sözleri her duyduğumda,ister istemez aklıma Mfö'nün efsane şarkısı Ali Desidero geliyor.Takımda hırs var disiplin var fakat 8.resmi maçına çıkan Fenerbahçe hala beklenen oyunu sahaya yansıtamıyor.

Bu sorunun bir numaralı kaynağı ise Pereira'nın kafa karışıklığı. Futboldan az çok anlayan herkes yavaş yavaş şu gerçeği dile getirmeye başladı bile. ''Bu takım çift santrafor oynayamaz.'' Artık modern futbolda yeri olmayan 4-4-2'den ve Van Persie'yi 3'lü forvetin kanatlarında kullanmaktan acilen vazgeçmeli çünkü gidişat hiç iyi gözükmemekte.Rakipte her zaman bir Veysel Sarı bulunmayabilir o zaman afallayıverirsiniz.


Van Persie'yi kesmek yürek ister fakat Fernandao'nun Hollanda'lı arkadaşa nazaran daha faydalı olacağı ise apaçık ortada.Öncelikli olarak hocanın bu problemi çözüme kavuşturması lazım.Daha sonra ise hafiften kemik on bir belirlenmeli.Rötasyona kapılıp da başarılı olabilen hoca sayısı bir elin parmağını geçmez.

3 Eylül 2015 Perşembe

AŞK NERDEN NEREYE?


1998 yazında taraftarın gönlünde apayrı bir yere sahip olan kara kıtanın yetiştirdiği en yetenekli  futbolculardan birisi olan Jay-Jay Okocha'nın 16.5 milyon dolar  gibi ciddi bir ücret karşılığında, şimdiki kadar şaşalı olmasa da Avrupa'nın güzide kulüplerinden biri olan Paris'e satılmasından sonra, daha sonraları Okocha'yı bile gölgede bırakacak bir performans sergileyecek olan  Elvir Baliç, Bursaspor'da sergilediği başarılı üç sezonun ardından sarı lacivertli kulübe 9.5 milyon euro gibi rekor bir ücret karşılığında imzayı atar.

1974 doğumlu süper solak, sırtına geçirdiği 11 numaralı çubuklunun hakkını verebilmek için zaten hali hazırda bulunan olağanüstü yeteneklerini disiplinli bir çalışma ile harmanlayarak 1998-1999 sezonunda tozu dumana katar.Viorel Moldovan ile kendisinin yakaladığı harika uyum sayesinde iyi bir çıkış yakalamasına rağmen, ne yazık ki Fenerbahçe, ezeli rakibi Galatasaray'ın üst üste üçüncü kez şampiyon olmasına engel olamaz ve diğer rakibi Beşiktaş'ın ardından ligi üçü tamamlar. Avrupa'da, biraz tercübe biraz da şanssızlık eseri  dönemim yıldızlar karması, Ancelotti'nin Parma'sına İtalya'da 3-1 sona eren mücadelenin ardından elenerek uefa kupasına veda eder. Zaten o Parma sene sonunda mutlu sona ulaşır.

2 Eylül 2015 Çarşamba

VALLAHİ MİLAN'I ÖZLEDİK!


Dün gece saatler gece yarısını gösterdiğinde 2015-2016 sezonu için yaz transfer sezonu da son bulmuş oldu.Ülkemizde ve Avrupa'nın üst düzey liglerinde gerçekleşen transferler futbol severlerin maçtan yoksun geçen sıcak aylarda futbol adına tek eğlencesiydi.Kimi takımlar gücüne güç katarken kimileri ise mütevazi transferler yaparak veya elindeki futbolcuları kaybederek yeni sezona değişim geçirerek başlamış oldular.

AC MiLAN...Avrupa'nın Real Madrid'den sonraki en başarılı futbol takımı olan bu dev çınar son yıllarda eski gücünden çok uzak.Kendi klasmanındaki takımlar her yaz döneminde büyük paralar saçarak sansasyonel transferlere imza atıp kadrolarını güçlendirirken, Milan taraftarı ise olan biteni yaşlı gözlerle izlemekle yetiniyor.Genel olarak Seria a takımları eski güçlerinden çok uzakda olsalar da yine de bir takım hamlelerle piyasada tutunmak için savaş veriyorlar.

1 Eylül 2015 Salı

NE OLACAK BU FENER'İN HALİ?



Ne olacak bu Fener'in hali... Deyim olarak sözlüklerde yerini almasının vakti geldi de geçiyor bile.Bu toprakların insanı ve Fenerbahçe var olmaya devam ettiği sürece ağızlardan düşmeyecek olan soru.Bir nevi sitem...Bu sitem öyle bir sitemdir ki ne kazanılan şampiyonluklar ne de kupalar bu sitemin sonunu getirememiştir ve getiremeyecektir.Belki de Fenerbahçe'nin bu derece sevilmesinin nedeni de bu dramda gizlidir, ne dersiniz? 


2015, Mayıs. Bu yakarışı işiten bir İtalyan adeta kurtarıcı edasıyla İstanbul'a ayak basar.Amaç ezeli rakibe kaptırılan dördüncü yıldızın acısını hafifletmek, bir nevi  dram filmlerine esin kaynağı olabilecek bu köklü kulübün suratına iki üç tokat yapıştırıp kendisine gelmesini sağlamak.