goal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
goal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2015 Cumartesi

UNDERRATED PRENS CHARLIE AUSTIN



1989 yılında İngiltere'nin Hungerford şehrinde Dünya'ya gelen Charlie'nin  inşaat işçiliğinden usta bir santraforluğa uzanan hikayesinden bahsetmek istiyorum sizlere yüzeysel olarak.( Çok da bir bilgiye sahip değilim zaten.)

1999 yılında Reading alt yapısında futbola başlayan küçük Charlie, fiziki olarak yeterli gelişimi gösterememesinden dolayı serbest bırakılır.Bulunduğu bölgenin yerel liglerinde futbol oynamaya devam eden Charlie için Poole Town kulübü dönüm noktası olur. Forma giydiği 42 maçta 48 gol atmayı beceren Charlie Austin çalışmalarının meyvesini toplamaya başlar ve  2009 yılında  League one'da mücadele eden Swindon Town'un yolunu tutar. Gollerine kaldığı yerden devam eder ve burada geçirmiş olduğu 1.5 sezon boyunca 31 gole imzasını atar.2011 yazında Burnley'e trasnfer olan gol makinesi, omzunun çıkmasından dolayı ilk sezonunu verimsiz geçirse de, ertesi sezon Jay Rodriguez ile iyi bir uyum yakalayarak 16 gole ulaşır.Jay Rodriguez'in Southampton'a gitmesinden sonra takımın tüm gol yükünü üzerine alan Austin, bu yükün altından kalkmasını bilir ve 2'si kupada olmak üzere toplam 25 golü filelere gönderir ve totalde 74 kez forma giydiği Burnley macerasını 41 gol ile sonlandırır.

Road to Premier League ...

1 Ağustos 2013 tarihinde kendisini üç yıllığına Queens Park Rangers'a bağlayan sözleşmeye imza atar.Bu forma ile ilk lig golünü lig kupsında Execer City'e karşı atan Austin,Ligdeki ilk golünü ise 1-0 QPR galibiyeti ile sona eren Birmingham City maçında atma becerisini gösterir. QPR'deki ilk sezonunda ligde 17 gol atmayı başaran Charlie Austin takımını Premier Lige taşır.

Dur durak bilmeden gollerine devam eden usta golcü Premier ligde de kendisini ispat eder ve 35 maçta 18 gole imza atarak gol krallığı sıralamasında Aguero, Kane ve Diego Costa'nın ardından 4. sırada yer alır.Ne yazık ki attığı bu goller takımını ligde tutmaya yetmez ve QPR Premier lig'de geçirdiği bir sezonun ardından Championship'e geri döner.Gerek takımının küme düşmesi, gerekse Harry Kane isimli başka bir İngiliz'in göstermiş olduğu insan ötesi performans kendisinin gölgede kalmasına neden olur.

Her şeye rağmen gösterdiği etkileyici performanstan dolayı QPR'nin kendisini tutmayı beceremeyeceğini düşünüyordum ama ilginçtir ki adı transfer piyasasında pek de anılmadı ve takımında kaldı.

Oyun stili ile tam bir ''Poacher'' abidesi olan usta golcü İnzaghi'yi andıran Charlie Austin , İnzaghi'ye nazaran ayaklarına daha hakim, yere daha sağlam basan  bir golcü. Bir santraforda aranan her özelliğe sahip, adeta bir son vuruş ustası. Ama ne hikmetse beklenen transferi gerçekleştiremedi. Bence kendisi , golcü arayışında olan Liverpool için tam da aranılan kandı ama kırmızılar benim gibi düşünmedi ve tercihlerini Benteke'den yana kullandılar.Bazı futbolcular vardır, kısıtlı yeteneklerine ve prosfesyonellikten uzak yaşam tarzlarına rağmen büyük takımlara kapağı atarlar ve yıllar boyunca o seviyede dolaşırlar. bkz:Mario Balotelli, bazıları ise Charlie Austin gibi ağızlarıyla kuş tutsalar dahi hakettikleri değeri bir türlü göremezler.bkz:Dİ Natale.

Yine de ben Championship'te gollerine devam eden Charlie Austin için o kadar da umutsuz değilim.26 yaşında ve futbolunun en olgun dönemini yaşıyor.Üst düzey performansını bu sezon da devam ettirirse eğer, Wolfsburg, Tottenham, Roma, Sevilla klasmanında bir takıma transfer gerçekleştirebileceğine gayet de inanıyorum.Aksi takdir de bu adamı Avrupa kupalarında ve İngiltere milli takımı ile şampiyonalarda izleyememek hem bizim hem de kendisi için çok büyük haksızlık olacaktır.Seni seviyoruz Charlie, Kendine iyi bak ve asla pes etme.

12 Eylül 2015 Cumartesi

ATTIKÇA ATASIM GELİYOR...


203 maç ve 230 gol. Real Madrid efsanesi Raul'un 55O maçta yaptığını 203 maçta yaptı.Hatta 2 gol fazlasıyla klüp tarihinin en fazla gol atan oyuncusu  ünvanını da eline geçirdi.Her ne kadar futbol severler tarafından zaman zaman yersiz eleştirilere uğrasa da, kendisi şimdiden tam bir futbol efsanesi.Çok klişe olacak ama tek şanssızlığı Messi ile aynı döneme denk gelmesidir.

Geçtiğimiz hafta Real Betis maçında bir türlü gol atamaması ve bunun sonucunda hem kendisini hem de takımı germesinden dolayı çok kızmıştım.''Yersiz hırsı yüzünden maçı sabote ediyor atsa da bir tane hepimiz rahatlasak''demiştim ama atamamıştı.Halbuki hırsına yersiz demek benim gibi klavye başında atıp tutan tiplere yakışır ancak onun da farkındaydım.Bugün Espanyol maçı başlama vuruşu öncesi klasik haline gelen abuk subuk ağız hareketlerini yaparken görünce kendisini, ''2 haftadır gözüne uyku girmemiştir bunun, bu maçta hattrick yapmadan bırakmaz'' dedim arkadaşıma. Bunu demek için futbol duayeni olmaya gerek yok sanırım , Ronaldo'yu özel kılan, ne kadar kızsak da bu seviyelere gelmesini sağlayan en önemli özelliği bitmek tükenmek bilmeyen hırsıdır çünkü.Nitekim kendisi beni ve benim gibi düşünenleri yanıltmadı ve 20.dakikada o işi başardı.Yetmedi eşantiyon niyetine 2 tane daha yapiştırdı.

30 yaşına gelen bu makine tahminen 7-8 yıl daha aktif futbol yaşantısına devam eder. Fizik olarak herhangi bir sorun yaşamaz ama hızı mutlaka düşecektir. 2-3 yıl daha bu gol sayılarında dolaşır daha sonraki yıllarda formu düşer ve yılda 20-25 gol ortalama ile devam eder. Futbol hayatının son döneminde ise Beckham vari bir transfer yaparak Amerika'ya doğru yol alır.

Bu saatten sonra ne yapar ne eder bilmem, bu dediklerim kağıt üzerinde de kalabilir ama yaptıklarıyla şimdiden gelmiş geçmiş en iyi 3 futbolcudan biri olmayı garantilemiştir benim gözümde. Allah ondan razı olsun. Allah yar ve yardımcısı olsun.Amen.